İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün IZM-16-16196 KPL olay numaralı, IZM-BYL-16-00298 uzmanlık numaralı uzmanlık raporununKriminal Uzmanlık Raporu: Mehmet Çetin’e ait kan örnekleri ve DNA (İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı). Çevrimiçi:: Mehmet Çetin’e Ait Kan Örnekleri (Kriminal Uzmanlık Raporu). 24. sayfasında yer alan sonuç bölümünün 2V maddesi aşağıda olduğu gibidir:
“2V) 541 ve 550 nolu kan örnekleri, 1 ve 608 nolu bulguların “A” ile işaretlenen bölgeleri üzerinde bulunan kan örnekleri ile 610 ve 612 nolu bulguların “B” ile işaretlenen bölgeleri üzerinde bulunan kan örnekleri MECA, SEL, ALA, ALİS, DAU, HMÖ, HAG, AYÖ, MUG, ZEK, TB, GÖG, İLYA, ERÇ, ÖFG, ABG, MİB, İSY, ERŞA, ŞÜS, MSÖ, MUAG, MED, ENY, MUK, BASA ve MEHÖZ kodlu şahıslardan farklı olup erkek genotipik özelliktedir.”
Aynı raporda, inceleme konusu bulgulardan,
541 nolu bulgunun “541) 1 bulgu nolu şüpheli lekeUzmanlık Raporu sayfa 16 md. 541.,”
550 nolu bulgunun “550) 41-A bulgu nolu şüpheli lekeUzmanlık Raporu sayfa 16 md. 550.,”
1 nolu bulgunun “1) 1-A-(1) bulgu nolu koruyucu yelekUzmanlık Raporu sayfa 1 md. 1.,”
608 nolu bulgunun “608) Şehit Polis Memuru Mehmet ÇETİN’e ait olduğu belirtilen 5, 11 TACTICAL SERIES ibareli gri renkli pantolon(pantolon içerisinden 1 adet 10 TL, 3 adet 1 tl, 3 adet 50 kuruş ve 3 adet kağıt peçete çıkmıştırUzmanlık Raporu sayfa 17 md. 608.),”
610 nolu bulgunun “610) Şehit Polis Memuru Mehmet ÇETİN’e ait olduğu belirtilen UHUD ibareli atletUzmanlık Raporu sayfa 17 md. 610.,”
612 nolu bulgunun “612) Şehit Polis Memuru Mehmet ÇETİN’e ait olduğu belirtilen güneş ibareli boxerUzmanlık Raporu sayfa 17 md. 612.,” olduğu belirtilmiştir.
Mehmet Çetin’in boxer ve pantolonunu gösteren fotoğraflar:
Marmaris Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliği’nin 2016-157 numaralı olay yeri inceleme (OYİ) raporununOlay Yeri İnceleme Raporu: kan izlerinin Turban Otel’deki yerleri. Çevrimiçi:: Mehmet Çetin’e Ait Kan Örneklerinin Turban Otel’de Bulunduğu Yerler (Olay Yeri İnceleme Raporu). 7. Bölge (Barbaros Caddesi, 101 Sokak No:3 Grand Yazıcı Club Turban Hotele ait villa evleri) ekinde 1-4 nolu sayfada ve 7. Bölge kroki bilgilerinde 1 bulgu nolu şüpheli lekenin 1782 nolu villa evine 15 metre mesafede beton zemin üzerinde kan görünümlü lekeden alınan örnek olduğu belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen “541) 1 bulgu nolu şüpheli leke,” bu kan görünümlü lekeden alınan örnektir.
Yine aynı OYİ raporunun aynı ekinde 4-4 nolu sayfada ve 7. Bölge kroki bilgilerinde 41-A bulgu nolu şüpheli lekenin 1751 nolu villanın giriş kapısı dış kısmı önünde yerde kana benzer lekeden alınan örnek olduğu belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen “550) 41-A bulgu nolu şüpheli leke,” bu kan görünümlü lekeden alınan örnektir.
Olay gecesi ateşli silah yaralanması sonucu şehit olan Mehmet Çetin’in pantolonunda (Bulgu No:608), atletinde (Bulgu No:610) ve özellikle boxer külotunda (Bulgu No:612) bulunan kan örneklerinin kesine yakın bir ihtimalle Mehmet Çetin’e ait olduğu değerlendirilmektedir.
O gece Turban Otel’de askerlerle korumalar arasında yaşanan kısa süreli çatışmada Koruma Müdürü Emniyet Amiri Murat Bayrak’ın burnu kanamış, polis memuru Hamza Eroğlu vücudunun çeşitli yerlerine şarapnel isabet etmesi sonucu hafif yaralanmıştır. Mehmet Çetin ise vücudunun çeşitli yerlerinden ateşli silahlar ile ciddi şekilde yaralanmış olup yoğun şekilde kanamasının olduğu değerlendirilmektedir. Bu polisler haricinde yaralanan koruma polisi yokturKorumaların Genel Adli Muayene Raporları: Hamza Eroğlu ve Serhat Karakuş’un Genel Adli Muayene Raporları. Çevrimiçi: ve İrfan Paksoy’un Genel Adli Muayene Raporu (16.07.2016, Rapor No 18355). Çevrimiçi:. Korumaların adli muayene raporlarının tamamı için bkz. Korumaların Genel Adli Muayene Raporları (birleşik derleme).. Murat Bayrak ile Hamza Eroğlu ifadelerinde belirttikleri üzere 1782 nolu villa civarında yaralanmış, daha sonra askerler tarafından plastik kelepçe ile kelepçelenerek relax havuzun yanına götürülerek yere yatırılmışlar, 1751 nolu villanın arka tarafına gitmemişlerdir. Bu nedenle 1751 nolu villanın arka tarafında, Mehmet Çetin’in pantolonunda ve hele hele atletinde ve boxer külotunda tespit edilen kan lekelerinin Mehmet Çetin’e değil de o gece burnu kanayan Murat Bayrak’a veya şarapnelle hafif yaralanan Hamza Eroğlu’na ait olması mümkün gözükmemektedir.
Bu nedenle, kriminal uzmanlık raporunun 2V maddesinde 608, 610 ve 612 nolu bulgularda bulunan kan örnekleri ile ortak genotipik özellik gösterdiği belirtilen 541 ve 550 nolu kan örneklerinin de Mehmet Çetin’e ait olduğu değerlendirilmiştir. Daha açık ifadeyle, Mehmet Çetin’in boxer külotundaki kan lekesi ile aynı genotipik özellikteki 1751 nolu villanın arka tarafında giriş kapısı dış kısmı önünde ve 1782 nolu villaya 15 metre mesafede beton zemin üzerinde bulunan kan lekeleri de Mehmet Çetin’e aittir.
Kendi ifadesine göre olay gecesi Mehmet Çetin’in öldürülmesi olayının tek görgü tanığı İrfan Paksoy’dur. Diğer korumalar ve askerler Mehmet Çetin’in nasıl vurulduğunu görmediklerini belirtmişlerdir. İrfan Paksoy, Mehmet Çetin’in 1782 nolu villanın arka kapısından (orman tarafı - deniz tarafının aksi) çıktıktan sonra askerler tarafından vurulduğunu ifade etmiştir. Ancak, olay yeri inceleme raporunda (Olay Yeri İnceleme Raporu: kan izlerinin Turban Otel’deki yerleri. Çevrimiçi:), İrfan Paksoy’un Mehmet Çetin’in vurulduğunu belirttiği, 1782 nolu villanın arka kapısının önünde kan lekesi yoktur.
İrfan Paksoy ifadesinde Mehmet Çetin’i en son gördüğü yere gittiğinde Mehmet Çetin’in orada olmadığını, sonra arkadaşları ile birlikte Mehmet Çetin’i ararken (1782 nolu) odanın balkonun önündeki çalılık alan içerisinde yaralı olarak bulduklarını, daha sonra ilkyardım yapmak için (1782 nolu) odaya aldıklarını belirtmiştirMurat Bayrak’ın 16.07.2016 tarihli müşteki ifadesi. Çevrimiçi:: Murat Bayrak’ın 16.07.2016 tarihli ifadesi, Yedi Cumhurbaşkanı korumasının 16.07.2016 tarihli ifadeleri. Çevrimiçi:: Yedi cumhurbaşkanı korumasının 16.07.2016’da verdiği ifadeler.. Diğer korumalar da Mehmet Çetin’i aynı yerde (sahil tarafına bakan balkonun ön kısmında) bulduklarını belirtmişlerdir. Ancak, olay yeri inceleme raporunda (Olay Yeri İnceleme Raporu: kan izlerinin Turban Otel’deki yerleri. Çevrimiçi:), korumaların Mehmet Çetin’i bulduklarını belirttikleri, 1782 nolu villanın balkonunun önünde kan lekesi yoktur.
Askerlerin korumalarla çatışmaya girdiği 1782 nolu villanın arkasında, balkonun önünde, etrafında, yakınında ve içinde Mehmet Çetin’e ait kan izi bulunamaması, buna karşın 1751 nolu villanın arka tarafında ve ambulansın beklediği yer ile 1751 nolu villa arasında kan izi bulunmuş olması, Mehmet Çetin’in 1751 nolu villanın arkasında öldürülmüş ve buradan alınarak ambulansa taşınırken 1751 ile ambulans arasında yer alan bir mevkide yere kan damlamış olabileceğini akıllara getirmektedir.
Askerlerin o gece 1782, 1783, 1784, 1785 ve 1922 nolu villalara içeriden ve dışarıdan müdahale ettikleri OYİ raporları ve mahkemenin gerekçeli kararından anlaşılmaktadır. Askerler bu villalarda bulunan korumaları dışarı çıkarmış ve villalarda arama yapmışlardır. Bu husus hem korumalar hem de askerlerin kendileri tarafından ikrar edilmiştir. Ancak askerlerin 1751 nolu villaya hele hele 1751 nolu villanın arka tarafına müdahalede bulunduklarına dair ne korumaların, ne askerlerin ifadelerinde ne de mahkemenin gerekçeli kararında bir ifade geçmemektedir. OYİ raporunda 1751 nolu villanın askerlerle korumaların çatıştığı yöne bakan ön tarafında da mermi deliği, şarapnel parçası gibi bu villaya ateş edildiğine dair bir bulgu mevcut değildir. Askerlerle yaşanan bir çatışma sonucu olmadığı anlaşılan, 1751 nolu villanın arka tarafında bulunan kan izinin kime ait olduğu mahkeme tarafından gerekçeli kararda belirtilmemiştir.
Mahkemenin Tespiti
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/253 sayılı gerekçeli kararınınMarmaris 15 Temmuz Davası, Gerekçeli Karar (Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2016/277 E., 2017/253 K.): Mehmet Çetin’in Ölümünün Nasıl Gerçekleştiğine Dair Mahkemenin Kararı (Gerekçeli Karar). 2361. sayfasında “XII. BÖLÜM : YAŞANAN OLAYLAR” başlığı altında yer alan “8 - Marmaris’te Yaşanan Olaylar” kısmında Mehmet Çetin’in öldürülme anı şu şekilde anlatılmaktadır:
“Yerdeki tim otel bölgesinde karşılaştıkları kişilerden de bilgi almak suretiyle Cumhurbaşkanının Marmaris'te kalmış olduğu Grand Yazıcı Club Turban isimli otelin villalar kısmına geçerek ilerlemeye başlamış ve Cumhurbaşkanlığı korumalarının bulunduğu villaya doğru yöneldikleri sırada kendilerini fark eden koruma polislerinin "teslim olun, silahlarınızı bırakın, biz polisiz" diye kendilerini ikaz etmeleri üzerine sanıkların "siz silahlarınızı bırakın ve teslim olun" diye karşılık verdikleri, sonrasında Cumhurbaşkanlığı koruma personelinin silahlarını bırakmamaları ve teslim olmamaları üzerine silahlı çatışma yaşandığı, bu çatışma sırasında sanıkların villanın dış korumasını sağlayan koruma polisi Mehmet ÇETİN'i şehit ettikleri, Mehmet Çetin'e isabet eden kurşunlardan bir tanesinin üzerinde sanık Şükrü SEYMEN'e ait epitel hücre tespit edilen W349539 seri numaralı tüfek ile atıldığının tespit edildiği, dolayısıyla maktul Mehmet ÇETİN'e ateş eden ve en az bir isabet sağlayan kişilerden birinin sanık Şükrü SEYMEN olduğu, diğer sanıkların da birlikte çatışmaya girmek veya güvenliğini sağlamak suretiyle suçun icrasına doğrudan katkıda bulundukları sanıkların kaçamak savunmaları, müşteki beyanları, dosya içerisinde bulunan ve müşteki polis memurları tarafından tutulan 18/07/2016 tarihli tutanak (Bknz: Deliller 4-1), ölü muayene ve otopsi raporları (Bknz: Deliller 18-1, 18-3), kriminal balistik raporu (Bknz: Deliller: 15-14) ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.”
Aynı kararın 2398. sayfasında “XIII. BÖLÜM : DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve MAHKEMENİN KABULÜ” başlığı altında yer alan “5-Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürme Suçu Yönünden;” kısmında da Mehmet Çetin’in askerlerle korumaların ilk karşılaştıklarında yaşanan çatışmada öldüğü belirtilmektedir.
“…timin Cumhurbaşkanının korumalarının bulunduğu villaya yaklaşmaları üzerine korumaların "durun, teslim olun biz polisiz" diye ikazları üzerine "asıl siz teslim olun" diye karşılık verdikleri, bu sırada silahlı çatışma yaşandığı, çatışma sırasında Cumhurbaşkanlığı koruma görevlisi olan Mehmet ÇETİN'in vücudunun birden fazla yerinden ateşli silahla yaraladıkları, daha sonra villanın penceresinin önüne bomba attıkları, yine içeriye roket atacağız diye söyledikleri,…”
Eğer Mehmet Çetin, mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği gibi askerlerle korumaların ilk karşılaştıklarında yaşanan çatışmada öldürülmüş olsaydı, korumaların ifadelerinde belirttikleri gibi 1782 nolu villa civarında kan izinin olması gerekirdi; 1751 nolu villanın arkasında Mehmet Çetin’e ait kan izi olmazdı. Çünkü bahse konu çatışmada, 1751 nolu villanın arka tarafında bulunan birinin vurulmuş olma ihtimali yoktur. 1751 ve yanındaki 1752, 1753, 1754 nolu villalar ile arkasındaki 1778 nolu villanın duvarlarında ve camlarında mermi izi bulunmamıştır. Bu da askerlerin çatışma esnasındaki atışlarının bu bölgeye isabet etmediğini göstermektedir.
Ayrıca, OYİ raporunda 1751 nolu villa ile ilgili şu hususlar yer almaktadır:
“1751 nolu villa evinin giriş kapısının kart sistemi ile açılan ahşap kapılardan imal olduğu, kapının kilit aksamının pervazından kırılarak açıldığı, kapı pervazı ahşap parçaları ile kilit metal yuvası yerde olduğu, kapı önünde dış kısımda yerde kana benzer kırmızı lekelerin bulunduğu, sol kısımda banyo ………… karşıdaki oda içerisine girildiğinde bu kapının da açık vaziyette bulunduğu, kapı kilidinde zorlama olmadığı görülmüş, oda içerisinde sol kısımda gardrop, yanında çekmeceleri açık vaziyette komidin, çift kişilik yatak ve yatak üzerinin dağınık olduğu, Oda içerisinde isabet alan bir yerin olmadığı tespit edilmiştir. Koridordan Diğer oda içersine geçildiğinde bu oda içerisinde de karışıklık ve dağınıklığın olmadığı, mermi isabetinin olmadığı tespit edilmiş, oda içerisinde ve çevresinde yapılan incelemede,
41-A nolu bulgu 1751 nolu villa evi giriş kapısı önünde yerdeki kana benzer leke(Serum fizyoloji ile numune alındı)
42 nolu bulgu 1756 S nolu villa evi balkonu önünde bahçe kısmında 1 adet uzun namlulu silaha ait (5.56 kovan),
43 nolu bulgu 1751 S nolu villa evi önünde bahçe kısmında 3 adet uzun namlulu silaha ait (5.56) kovan olduğu görüldü.”
1751 nolu villanın kapısının kilidinin pervazından kırılarak açıldığı ve kapının dış kısmında yerde Mehmet Çetin’e ait kan izi olduğu olay yeri inceleme ve kriminal uzmanlık raporlarında yer almasına rağmen mahkeme kararında 1751 nolu villa ile ilgili herhangi bir hususa değinmemiştir.
Sanıklardan İsmail Yiğit ve Şükrü Seymen, mahkemede bu hususu dile getirmişGerekçeli Karar (Marmaris 15 Temmuz Davası, Gerekçeli Karar (Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2016/277 E., 2017/253 K.)) sf. 611, 613, 631 ve 1031.; İsmail Yiğit, korumaların Mehmet Çetin’i bulduklarını belirttikleri 1782 nolu odanın balkonunun önünde kan izi olmadığını, 1751 nolu odanın arka tarafında (giriş kapısı önünde) kan izi olduğunu, bunun araştırılması gerektiğini ifade etmiş; mahkeme başkanı İsmail Yiğit’e yanıt olarak “bu söylediğin şeylerin tamamını biz kararımızda tartışacağız, değerlendireceğiz o zaman değerlendirmeni yaparsın şimdi bize göre bir çok şeyin cevabı var biz kararımızda tartışacağız” demesine rağmen kararda 1751 nolu villadan hiç bahsedilmemiştir.
Sonuç
Sonuç: İrfan Paksoy, Mehmet Çetin’in 1782 nolu villanın arka tarafından öldürüldüğünü, hemen hemen tüm korumalar Mehmet Çetin’i 1782 nolu villanın balkonunun önünde yaralı olarak bulduklarını söylemelerine rağmen bu mahallerde kan izi bulunmamıştır. Korumaların verdikleri ifadelerle kriminal veriler ve o gece yaşananlar örtüşmemektedir. Mehmet Çetin’in atletinden ve külotundan alınan kan örnekleri ile genotipik olarak uyuştuğu için kesine yakın ihtimalle Mehmet Çetin’e ait olduğu değerlendirilen kan izlerinin, askerlerin o gece gitmediği 1751 nolu villanın arka tarafında ve bu villa ile ambulansın beklediği yer arasında bulunması; 1751 nolu villanın dış kapı kilit aksamının pervazından kırılarak açılmış olması; korumaların Mehmet Çetin’in vurulduğu ve bulunduğu yer olarak askerlerle yakınında çatışma yaşadıkları 1782 nolu villayı ifade etmeleri, ancak bu villa çevresinde Mehmet Çetin’e ait kan izi bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde o gece Mehmet Çetin’in korumaların ifade ettiği gibi 1782 nolu villa civarında değil 1751 nolu villanın arka tarafında öldürülmüş olabileceği, 1751 nolu villanın arka tarafına askerler gitmediğinden cinayeti başkalarının işlemiş olabileceği akla gelmektedir. Mahkeme bu ihtimali değerlendirmemiş, 1751 nolu villanın arka tarafında tespit edilen kan izi bulunması ve kapı kilidinin kırılmış olmasına rağmen bu bağlamda Mehmet Çetin’in nasıl öldürülmüş olabileceği ile ilgili değerlendirme yapmamıştır. Mahkemenin askerlerin gittiklerini kendilerinin de ikrar ettikleri ve 1751 ile benzer şekilde bulguların bulunduğu 1782, 1783, 1784, 1785 ve 1922 nolu villalarla ilgili gerekçeli kararda değerlendirme yapmış olmasına rağmen, 1751 nolu villadan hiç bahiste bulunmaması makul değildir. Bu haliyle cinayet araştırması eksik kalmış, ifadelerin ve yaşananların bağlamı eksiksiz olarak kurulmamış, buradan bir anlamlandırmaya gidilmemiştir. Dolayısıyla yargılama eksik kalmıştır. Yukarıda belirtilen hususların araştırılması amacıyla yargılamanın tekrarlanması ve verilen hükmün gözden geçirilmesi gerekmektedir.